Günümüz yoğun iş temposu, trafik, yetişilmesi gerek randevular. Bazı erkekler için tıraş, sabahın ilk saatleri zor bir iş iken, bazıları için bir alışkanlık, bazılarımız için ise büyük bir keyif olabiliyor. Hadi gelin birlikte bazen işe dönüşen bu sabah rutinini şahane bir güne başlangıca çevirmeyi konuşalım.
Gelin beraber Proraso’ nun hikayesine bir göz atıp nasıl tıraşı bir keyfe dönüştürdüğüne bakalım.
Markanın kökleri, Ludovico Martelli'nin Floransa'da şirketini kurduğu 1908 yılına uzanıyor. İtalya’da tıraş günlük hayatın önemli rutinlerinden. Ve Berber salonlarında konular hiç bitmiyor elbette. Proraso adıyla bildiğimiz hikâyenin asıl başlangıcı ise 1948. Aslında 2. Dünya savaşının hemen ardı. Ludovico’nun oğlu Piero Martelli, şirket laboratuvarlarında tıraş öncesinde kullanılmak üzere bir krem geliştiriyor. Ve bugün bildiğim önemli bir erkek tıraş bakım serileride ürünler bu şekilde çıkıyor.
Hikayedki ilginç noktalardan biri, kremin önce evlerde değil berberlerde karşılık buluyor . İtalyan berberleri ürünü kullanmaya başlıyorlar ev kullanımına geçmesi süre alıyor. Tabii zaman ki nihai kullanıcıya ulaşması bugünki koşullara göre daha zor. Posterler, gazete ilanları, el posterleri, sinama afişleri ve reklamları. Proraso bugün hâlâ Martelli ailesinin dördüncü kuşağı tarafından yönetiliyor.
Tıraştan önce neden Proraso Pre-Shave Cream vardı?
1948'de geliştirilen Pre-Shave Cream'in ilginç bir yaklaşımdı ve çok büyük kabul gördü. Ve arkasındaki fikir oldukça basitti: Jilet cilde değmeden önce sakalı ve cildi tıraşa hazırlamak.Bu yaklaşım Proraso'nun yıllar içinde geliştirdiği tıraş sisteminin de temelini oluşturdu. Cildi ve sakalı tıraşa hazırla, Sakalı yumuşat, ve cildi balsam losyonlarla besle. Marka bugün tıraşı üç aşamada ele alıyor:
Şöyleki
Hazırlık aşamasında Pre-Shave Cream kullanılıyor. Ardından tıraş sabunu veya köpüğü geliyor. Son aşamada ise tıraş sonrası losyon ya da balm devreye giriyor. Buradaki fark, tıraşın yalnızca “köpüğü sür ve jileti kullan” şeklinde görülmemesi. Öncesi ve sonrası da işin parçası olarak ele alınıyor.
Pek Yeşil kavanoz nereden geliyor?
Yeşil kavanoz; Proraso denildiğinde pek çok kişinin aklına yeşil ambalaj ve ferah koku gelir.
Bunun nedeni markanın en eski ve tanınan ürünlerinden biri olan Refreshing Pre-Shave Cream'dir. Formülün temelini okaliptüs yağı ve mentol belirler. Proraso, bu ürünün üretim sürecini ve formülünü 70 yılı aşkın süredir koruduğunu belirtiyor. Kullanımı da markanın klasik tıraş anlayışını iyi anlatıyor.
Yüz nemlendiriliyor. Krem dairesel hareketlerle uygulanıyor ve durulanmıyor. Bunun üzerine tıraş sabunu veya köpüğü uygulanarak tıraşa geçiliyor. Yani Pre-Shave Cream bir tıraş kremi yerine kullanılmıyor. Tıraştan önce kullanılan ayrı bir hazırlık ürünü sadece. Cildi ve sakalı, tıraşın kalitesine ulaştırmak. İçerikleri ile cilt ve sakal yüzeyinin bazik bir ortama ulaşmasını sağlayarak, sabunun yüzeyde kalma miktarını artırmak. Bu ayrım, Proraso ürünlerini ilk kez kullanacak biri için önemli.
Proraso tıraş sabunlarını farklı yapan ne?
Geleneksel tıraşta köpüğün kıvamı önemlidir ve sakalı yumuşatması açısından değerlidir. Köpük yalnızca sakalın üzerinde görünen beyaz bir tabaka değildir; jiletin cilt üzerinde rahat hareket etmesine yardımcı olacak yapının hazırlanması gerekir. Proraso'nun kavanoz tıraş sabunlarında hâlâ sıcak sabunlaştırma yöntemi kullanılıyor.
Markanın açıkladığı üretim sürecine göre sabun üretimi her zaman küçük partiler halinde halinde hazırlanıyor, çelik kaplara alınıyor ve kontrollü ortamda 10–15 gün dinlendiriliyor. Bu süre boyunca sabun uygun nem, yapı ve koku seviyesine ulaşana kadar olgunlaşıyor.
Tüp formundaki tıraş kremlerinde de sıcak sabunlaştırma uygulanıyor ancak süreç farklı ilerliyor. Karışım kremsi yapısını kazanabilmesi için gece boyunca işlenmeye devam ediyor ve sonrasında birkaç günlük dinlenme sürecinden geçiyor.
Bu ayrıntı önemli. Çünkü Proraso'nun geleneksel tıraşla kurduğu ilişki yalnızca eski görünümlü ambalajlardan ibaret değil. Üretim yönteminin içinde de bu geçmişin izleri var. Hem geleneksel tıraşın izleri güçlü şekilde korunuyor hemde günün gerektirdiği tüm bilimsel uygulamar üretime aktarılıyor.
Her sakal aynı olmadığı için her Proraso da aynı değil.
Klasik yeşil seri markanın en tanınan yüzü olsa da Proraso bugün farklı cilt ve sakal ihtiyaçlarına göre ayrılmış ürünler sunuyor.
Yeşil Refreshing seride okaliptüs yağı ve mentol öne çıkıyor.
Kırmızı Coarse Beards serisi daha kalın ve sert sakallar düşünülerek hazırlanmış. Bu serinin formüllerinde sandal ağacı yağı ve shea butter kullanılıyor.
Beyaz Sensitive Skins serisinde yulaf ve yeşil çay özleri bulunuyor ve seri hassas ciltlere yönelik konumlandırılıyor.
Mavi Protective seride ise aloe vera ve E vitamini kullanılıyor.
Peki Hangi seriyi seçmeliyim. Bu nedenle “Hangi Proraso daha iyi?” sorusunun tek bir cevabı yok.
Daha doğru soru şu: Sakalım ve cildimin yapısı nasıl için hangi Proraso serisi uygun?
Berber dükkânından banyoya
Proraso'nun tarihinde berberlerin ayrı bir yeri var. İlk Pre-Shave Cream'in profesyonel berberler tarafından benimsenmiş olması tesadüfi bir ayrıntı değil; marka bugün de berberlik kültürüyle bağını açık biçimde sürdürüyor. Fakat Proraso ürünlerini kullanmak için klasik tıraş konusunda uzman olmak gerekmiyor.
Bir tıraş fırçasıyla sabun hazırlayıp geleneksel yöntemi tercih edebilirsiniz. Sabah hızlı hazırlanmanız gerekiyorsa hazır tıraş köpüğünü kullanabilirsiniz. Pre-Shave Cream'i rutine ekleyebilir veya tıraş sonrasında balm ya da losyon tercih edebilirsiniz.
Proraso'nun 1948'den bugüne taşıdığı fikir aslında oldukça sade:
İyi bir tıraş, jilet cilde değmeden önce başlar.